Eski Ve Yeni Mardin
Mardin şehri eski - yukarı Mardin ve Yenişehir diye iki ayrı Mardin’den oluşuyor. Eski Mardin, Yenişehir inşa edilmeden önce Mardin halkının yaşadığı, tarihi taş evlerin bununla beraber betonarme yapıların da bulunduğu, yaşam koşullarının zor olduğu ve sahipleri tarafından terk edilmiş olan Mardin’dir. Yenişehir ise ulaşılabilirliği fazla olan, Eski Mardin’e tercih edilen Mardin’dir.
‘’Karların azamileştirilmesinden başka stratejisi olmayan, yaratıcı özgünlükten ya da rasyonaliteden yoksun, kütlesel ve vahşi kentleşme ve inşaatlar, her yanda saptanabilen ve gözlemlenebilen felaket etkilerini modernite kisvesi altında doğuruyor.’’ [1] Bundan Eski Mardin de nasibini alıyor. Yenişehir’in inşa edilmesiyle Eski Mardin’deki zor şartlardan kurtulunmuş, Eski Mardin yaşanılacak yer değil de gezip görülecek yer haline dönüşmüştür. Bununla beraber Eski Mardin sadece Mardin dışından gelen insanlar tarafından değil Mardin’de yaşayan insanların da ziyaret ettikleri, zamanlarını geçirmek istedikleri yer. Boş zamanlarını Yenişehir’de geçirmeyi tercih etmiyorlar. Zaten daha önceden yaşamış oldukları şehri, zaten bildikleri şehri her seferinde yeniden keşfediyorlar. Peki insanlar neden Yenişehir’de yaşamayı tercih ediyorlar?
‘’Şehrin malzemesi, hammaddesi olan ve hayasızca talan edilen doğa.’’ [2]Yenişehir, içinde bulundurduğu yüksek binalarla ve artan inşaat sayısıyla insana doğayı talan ettiğini hissettiriyor. Burada daha sıcak, ulaşımı daha rahat, hava koşullarından daha az etkileniyor diye yaşamayı tercih ediyor ama bütün bu olumsuz koşulların olmadığı zamanlarda Eski Mardin’de olmayı tercih ediyor, orada nefes alıyor, orada ferahladığını hissediyor. Zaten Mardin doğasının kendisi olan taş evlerin, merdivenlerin içinde kayboluyor, yeniden keşfediyor şehri.
[1] Lefebvre, Henri (1974), Mekanın Ürertimi, Kentsel Yayın Evi, Baskı:2 s24
[2] Lefebvre, Henri (1974), Mekanın Ürertimi, Kentsel Yayın Evi, Baskı:2 s28
Yorumlar
Yorum Gönder