KENDİ ELİNDE
   Bireyler kendi alışkanlıklarını bulamadıklarında ölürler.  Çoğu zaman yapılar estetikten çok hayatın yaşamını devam ettirme amacı güdülerek inşa edilmiştir. Bu yapılar daha sonradan yaşamı devam ettirmenin yanı sıra yaşam şartlarını ve sınıflandırmayı ortaya koyacak yapılara dönüşmüştür. Bireyler istekleri doğrultusunda gündelik hayatlarını daha ferah bir şekilde sürdüre bilmek için bir takım eğilimler göstermişlerdir. Kimi zaman yetersiz olduğu düşünülmüş kimi zamanda farklı idealler benimsenmiştir.
   Mardin’i ele aldığımızda; dıştan bakıldığında birden çok bireyin bir arada yaşadığını yorumlaya biliyoruz. Kale de şehrin Yöneticisinin Konaklar da Bürokrat, Tüccar, üretici diğer yapılarda ise İşçi, çalışan bireylerin toplumlar halinde yaşadıklarını görebiliyoruz. İç içe yaşayan bu toplumların yaşamış oldukları içsel ve dışsal etkileşimler sonucunda toplum sınıflandırmalarının yer değiştirmesi olağan bir sonuç olarak görülmelidir. Konaklar da yaşayanların diğer yapılarda diğer yapılarda yaşayanların kale de yaşamaları muhtemel sonuçtur. Bu durum bireylerin yaşadıkları yapılara gereken hassasiyeti ve saygıyı ortaya koymamalarına olanak sağlamıştır. Konaklar da ve diğer yapılarda yaşayan bireyler gerek nüfus artışı gerek eski yaşantılardan kopamama durumuyla yapıların sağına soluna hatta üstüne yeni yapılar inşa etmiştir. Konumu nedeni ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Mardin günümüzde de hala bu kalıntılarını göstermektedir. Geçtiğimiz yıllarda birinci caddede sağlı sollu bütün iş yerlerinin kardeş belediye proje çalışmalarıyla değiştiğine şahit olduk. Birçok tarihi kalıntılara kapı eşikliği yapan vitrinler bir anda kendini acımasız ellerin arasında yitip gitti. Emeğin zamanın kokusuna  galebe çaldı. Kısa bir sure önce kız meslek lisemizin bir çok medeniyetinin ayak izlerini taşıyan basamaklarının nasılda yok edildiğine şahit olduk. Oysaki bir çok kişinin ve hatta Mardin de  yaşayan halktan tutunda yerli yabancı gezi amacı ile gelmiş bir çok bireyin hatırlarını taşıyan mükemmel bir anı barındıran basamakları ortadan kaldırıp farklı dokuları kapsayan neredeyse çocuksu tasarımlarla tarihi havasını ortadan kaldırmış bir mekana dönüştürmüş. Oysaki bilindik gerçek şudur ki gelip görmek isteyen bireyler hep tarihi  havayı solumak istiyordur, aksi takdirde yeşillikler yada modern peyzaj alanları kendi bulundukları yörelerde de vardır.
   Tekrardan geçtiğimiz yıllarda politik alınan bazı kararlarla Mardin in kapısı niteliği taşıyan Diyarbakır kapı bölümünde bulunan gelen her bireye ilk izlenimi ve tarihin çekiciliğini gösteren yüzü yıkılmış ve bu şekil bırakılmıştır. Bu durum tarihi yapılara yaklaşım yanlışlığının bir ispatı niteliğindedir. Tarihi yapılara gereken hassasiyeti veren emin ellerle bu yola çıkılmalıdır.  Politik  ve Siyasi kararlar doğrultusunda birçok yapının ustu tamamen kapatılmış ya da yeni yapıların gerisinde kalmışsa da tekrardan yapılan çalışmalarla ya da doğanın etkisiyle tekrar gün yüzüne çıkmaktadır. Bunun en belirgin örneği geçtiğimiz günlerde fakültemizin tam karşısında bulunan istimlak duvarı sandığımız duvarın göçmesi sonucunda altındaki yapının ortaya çıkması somut bir örneğidir. Bu durum daha önceleri üstünde bulunan kurumun avlusunu genişletmek amacı güttüğü gibi (Politik) farklı amaçlarda (Siyasi) güdebilir.
   Gereken hassasiyetin gösterilmesi gereken bir tarihi kentimiz var. Bu kenti korumak ya da yok etmek kendi elimizde. Gereken hassasiyet ve doğru çalışmalar sonucunda tarihimizi koruya bilecek ve bizden sonra gelen nesillere aktara bileceğiz.  Tarihi yapılarından uzak yetişen nesiller ne tarihi yapılara önem verir nede gereken hassas çalışmaların gerçekleşmesine olanak sağlar. Öncelikle tarihin bu kalıntılarını koruyacak şekilde yetişmeli ve genç nesillerimizi yetiştirmeliyiz. Aksi taktirde kendi yaşam mimarisinden uzak nesiller yetiştirmiş kendi tarihini benimsememiş bir toplulukla yüz yüze kalırız. Tarihi yapılarımızın kuşaktan kuşağa aktarılması tamamen bireylerin kendi ellerinde.  Toplumların betonarme yapılarda kaybolmaması bireylerin kendi ellerinde.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapılara Hapsolamak