ozelkadir
Modern Konutların Standartlaşması Ve
Modern Bireyin Mutsuzluğu
İnsanlık
tarihi boyunca insan nüfusu anormal koşular dışında ( verem,savaşlar,kitlesel hastalıklar
vb ) sürekli bir artış göstermektedir.Özelikle sanayi devri sonrası modern
dönem olarak nitelendirdiğimiz bölümde yıkıcı bir artış göstermektedir.Bu
artışa rağmen modern birey olarak tabir edeceğimiz birey hiç olmadığı kadar
yalnız olmanın yanında aynı zamanda sürekli bir gözetim altındadır.Modern birey
bütün bu gözetim altından kendini özgür hissedeceği bir alan ,bir ev arayışında olmakla birlikte yalnızlığını paylaşacağı bir çevre
arayışındadır. Maalesef sanayi devrimi sonrası dönemde üretilen modern konutlarda
tek bir düşüncenin ürünü olan (bunda sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan
prefabrike konutlar çok etkili olmaktadır) minimum alanda yaşam anlayışı
yüzünden bireye sadece yaşamını iadem
ettirebilecek kadar bir alan tanımlamaktadır.Bu durum bireyin çocukluğunda yaşadığı ev kavramını özlemesini
ve arzulamasını tetiklemektedir.Birey asla ulaşamayacağı bu ev kavramına
duyulan hasretten ötürü mutsuz olmanın yanı sıra
standartlaşan konutlar dan dolayı dışarıya ve kendine karşı kaygısızlaşarak
ritmini kaybetmektedir.
Standartlaşma
söylem olarak bizi kendinden uzaklaştırsa da maalesef eylem olarak insanlığın
büyük bir bölümünün yegane arzusudur.Bu arzu bizi mutlu etmez sadece bizi
duygularımızdan arındırır bu durum insanların
körleşmesine sebep olur hep aynı
şeyi gören bir birey aslında tam olarak kördür. Standartlaşmayı ne kadar çok
arzuladığımızı kısa bir örnekle açıklamak gerekirse birey hemen her ortamda
standart bir sıcaklı ister bu durum için
üretilen iklimlendirme elamanlarını kullanır ve mekanın standart bir sıcaklıkta
tutuktan sonra asla ve asla çok zorunda olmadıkça havanın soğuk veya sıcak
olduğu ortamda yani doğada olmak
istemez,Bu istemsizlik hali bireyi ele geçirir ve bunu hayatın diğer alanları
içinde örnek kılar. Modern konutlar da tam olarak böyle bireylerin(bende
dahil) zihnindekini dışa vurumudur.Birey
herhangi bir modern konuta mutlu olamaz ,bunun en büyük sebebi kendi
doğasıdır.Her birey farklı bir ritmi ile donatılmış olmasıdır, bu balgamda modern konutların sıradanlığı bireyin ritmini
bozmakta ve onu çöküşe götürmektedir, bunun en bariz örneğini kalp ritmi
bozulan bir canlının yaşama gözlerini yumacağını aklımızda bulundurarak düşüne
biliriz.Yapıların standarda indirgenmesini basit bir şekilde anlatmak gerekirse
modern bir konut alırken veya kiralarken hepimizin aklından geçen benim kaç artı kaç konuta
ihtiyacım var,bu konut kaç metre karedir düşünceleri geçmektedir.Bu düşünceler
yerine oturduğunda yapıyı görmeye giden birey daha içeri girmeden aslında
yapının planın nasıl olduğunu / 90
tahmin ede bilmektedir.Bireyin kiraladığı veya satın aldığı yapının
çevresindeki diğer yapılardan çok farklı olduğunu farz edelim(minimum yaşam
alanı kuralının olmadığını farz edersek).Bu durumda yine bir standartla karşı
karşıya gelecek olan birey bulunduğu yapının diğer konutların kendin yapısıyla
birebir aynı (standart) olduğunu anlaması için yapının dış cephesindeki konsol
düzenine bakması yeterli olacaktır bu durum bireyin kendisinin standardın
dışında olmadığını her seferinde yüzüne vuracaktır.Bu durum ile karşı karşıya
alan birey mutsuz olmanın yanında içine kapanmak ister fakat modern bireyin en
büyük handikaplarından biride burada ortaya çıkar onu sürekli izleyen
gözler.Birey çevresi tarafından kuşatılan konutlardan gizlenmek adına perdeleri
hiç açılmayan ve izole olmuş makine ye dönüşen konutunda bile yalnız
değildir.Bu yalnızlık televizyon
tarafından bölünmediği zamanlarda sahip olduğu ve herkeste var olan standart
telefonlar tarafından veya sosyal medya
tarafından yok edilerek mahremiyeti nedeyse sıfıra indirgenir.Birey
bütün bu standartlaşmadan kaçmak adına
çocukluğunda özgür ve mutlu olduğunu düşündüğü evi arzulamakta ve hiçbir zaman
ulaşamayacağı bu nostaljinin peşinde koşmaktadır.Bu nostaljiye ulaşamayan birey
daha da yıkılmakta , umutsulaşmaktadır. Bireyin bu durumu onu da standartlaşmayı
kabullenmeye zorlamakta ve mutluluğu standart olamayı kabul edip standart
olarak yaşamını sürdürmekte bulmaktadır.
Yorumlar
Yorum Gönder